Ticarette ürünün veya hizmetin DEĞERinden çok, FIYATının öne çıktığı bir
dönemde belirsiz dalgalanmalar, etkilere açıklık istikrarlı bir ekonomi
için baş düşmandır.

Çünkü ticarette birey veya şirket, fiyatı kendi çıkarları için kullanır.
O yüzdendir ki uzun vadeli değer bazlı ekonomik politikalar milletin
geleceği için önemlidir.. Şeker gibi emtia ürünleri bunun en büyük
örneğidir, kilo alış fiyatının yükseltilmesi üreticiyi şeker ekimine
yönlendirirken bir sonraki yıl arz fazlası sebebiyle FİYAT düşecek
çiftçi şekerini yakacak yada çöpe atacak sonra gene ekonomik müdahale
sonra başka bir ürün ekecek, toprak yapısının cazibesi bozulacak vs.
Buna ek olarak FİYAT sebebiyle kendi üretebildiğimiz ürünleri ithal
ediyoruz neden çünkü vergi politikalarımız yetersiz. Bırakın Batı
ülkelerini Çin’i ABD’yi bir Hindistan gibi iç pazar ekonomisini korumaya
yönelik detaylı tetkikler sonrası yönetmelik koymuyoruz çünkü kişiden
kişiye değiştiriyoruz.

Mesela Kanada ile AB arasındaki gümrük birliği anlaşmasından sonra
Türkiye Kanada’ya eski düzen ihraç ederken; Kanada gümrük birliği
vergisel muafiyetlerden faydalanıyor. Eşit haklara sahip olmamız için
birebir anlaşma yapmamız gerekiyor, tabi kabul ederlerse. Bunu biliyor
muyuz?

Işin doğrusu bu bir yeni oyun kurulumu, eski oyuncular bunu istemeyecek
çünkü bu onların oyunu. Biz bunun için bankacılıktan başlayan çeşitli
atılımlar yaptık yapicaz, kuruluş sebebi ulvi olan içi boş, aynı şeyin
laciverti olan Katılım Bankaları kurarak değil. Bu konuda Londra
merkezli Dow Jones Islamic Market’i değil, Malezya Islamic Money
Foundation’ı danışman bilerek, islami enstrümanları kullanarak, hatta ve
hatta ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlayarak yol kat edebiliriz.
Diceksiniz ki “bizim ekranda gördüğümüz çoğu birbirine düşmüş din alimi
mi bunu yapacak!!!”, siz de haklısınız.. Lakin göz önüne çıkmayan ve
çıkmak istemeyecek, biatın yalnız Allah’a olduğuna bize teşvik edecek,
bu yolda bizlere yardımcı olacak ihlası tam hocalarımız Allah’ın izniyle
vardır. Biz bilmesekte..

Kısacası FIYAT bazlı, kısa vadeli ekonomi politikalarından kurtulup uzun
vadeli DEĞER bazlı politikalara yönlenmeliyiz. Çünkü biliyoruz ki “her
gecenin bir sabahı vardır”.

Yazar: Fatih Yücel